Hoş geldiniz!

Benim derdim ne?

Muradım orada burada gördüklerimi, gözüme çarpanları ,gözüme batanları,gözden kaçanları, gözüme girenleri, özellikle basındaki Türkçe yazım ve söyleyiş detaylarını,habercilik hatalarını,sevaplarını yazıvermek...

Kimseyi kırmak,aşağılamak yok...

Eleştirilerin zekice ve efendice yapılanları kabulüm..

Saygılar...








29 Kasım 2025 Cumartesi

Faulkner ve Kronoloji

 Faulkner ve kronoloji.

Geçenlerde aklıma esti . William Faulkner okuyayım dedim. Üç kitabını getirttim. Döşeğimde Ölürken ile başladım. İletişim Yayınlarının vukuatı çok bende. Ama gene de başladım okumaya. Çevirmen Murat Belge. Bir de önsöz yazmış . Kitabı bitirdim. Tekniği biraz karmaşık. Tam kitapla ilgili izlenimlerimi yazacakken kitabın içindeki kronoloji dikkatimi çekti, Şuna da bir bakayım dedim. Ve bingo. İletişim Yayınları kötü anlamıyla yine yanıltmadı beni. 

Kronoloji iki bölümden oluşuyor. Solda Faulkner'in hayatı ile ilgili notlar verilirken sağ kutucukta o zamana paralel DÜNYA OLAYLARI sıralanmış. 





Örneğin 

1908'de : Osmanlı'da 2. Meşrutiyet

1915'te  : Ermeni kıyımı, Çanakkale Savaşı başladı, Franz  Kafka , Dönüşüm romanı.

Geliyoruz 1918,1919,1920,1921,1922,1923 yıllarına. Belli başlı dünya olayları var, Türkiye ile ilgili tek bir not yok. 1918 ve 1920'de İstanbul'un işgali yok, 1920'de TBMM'nin açılması yok, 1922'de Büyük Taarruz ve Yunan Ordusunun ülkeden çekilişi yok, 1923 Cumhuriyet' in ilanı yok. Atatürk yok. 

TÜRKİYE'DE BASILAN BİR KİTAPTA  Dünya Olayları sıralanırken ülkenin işgali ve dönüşümü ile ilgili bilgiler yok. Çevirmen ve yayınevi tarafından o yıllar pek KAYDA DEĞER görülmemiş.

Tek bir şey diyebildim. PES...


Not; Kitabın orijinalinde kronoloji yok. Burada eklenmiş.

26 Kasım 2025 Çarşamba

MO YAN, LLOSA, MANN




 Son zamanlarda okuduğum Nobel ödüllü üç yazardan büyük hacimli üç kitap. 

Buddenbrooklar / Bir Ailenin Çöküşü

Thomas Mann  831 sayfa 

Katedral'de Sohbet

Mario Vargas Llosa 808 sayfa..

Mo Yan. İri Memeler ve Geniş kalçalar .1038 sayfa

Mo Yan, Nobel Edebiyat Ödülü almış tek Çinli yazar..

Mo Yan'dan önce  Değişim adlı anı-romanını okudum. İlginç bir kitap. Çin yıllardır kapalı bir kutu. Zengin,dev bir ülke . Ama oradaki günlük yaşamı pek bilmiyoruz. Değişim 'de işçi ve köylü ailelerinin yaşamını, kullandıkları araçları, dev ülkede bir yerden bir yere ulaşma öykülerini, eğitim dünyasını gözleyebiliyoruz. Bu kitabı sevdim. Sonra Saydam Turp adını taşıyan öykülerini okudum

Sıra İri Memeler ve Geniş Kalçalar'a geldi. Kitabın ismine takılmayın. Bir çocuk gözünden anlatılıyor hikaye.

Adam bin sayfa roman yazmış. Hadi yazdı diyelim. Peki Erdem Kurtuldu bu romanı nasıl çevirdi? Hem de Çinceden. Hem de gayet akıcı bir Türkçeyle. Vallahi bravo billahi bravo...

Mo Yan . Takma isim. Çince "sus konuşma" demekmiş.  İri Memeler ve Geniş Kalçalar,  Mo Yan' dan okuduğum üçüncü kitap. 9 çocuklu yoksul bir ailenin 9. ve tek erkek çocuğu Shangguan Jintong kitabın anlatıcısı. Jintong önce bir bebek sonra çocuk sonra delikanlı olarak anlatır kasabasını, bölgeyi, Japon işgalini, Çin devriminin gün gün değişimini , ablalarının, yeğenlerinin acı öyküsünü ,annesini, papazı, kuşları, bataklığı, binbir çeşit hayvanı, esareti, cesareti, bütün köyün,  devrimcilerin, karşı devrimcilerin, işgalci Japonların öyküsünü . Köydeki zorlu hayatın , tarımın, ilk film gösterisinin, bir türlü tamamlanamayan eğitimin, düşen uçakların, silahların , yoksulluğun öyküsü de  kitaba sığdırılmış. Kitabın hacmi insanı korkutuyor en başta ama hergün biraz biraz okumadan duramadım. Bu gece bitti. Romana da çeviriye de bravo dedim.  Üç kitabı da Erdem Kurtuldu çevirmiş.Kendisi Talât Sait Halman çeviri ödülü sahibi..

İyi ki kitap var ...


24 Kasım 2025 Pazartesi

ESİN TALÛ ÇELİKKAN

İnternette gezinirken bu resmi gördüm.Esin Talu Çelikkan. TRT Dış Yayınlar Daire Başkanı' ydı. 12 Mart döneminde bir süre gözaltında kalmış.  Sevgi Soysal'ın Yıldırım Bölge Kadınlar Koğuşu romanında geçer. Biz 12 Mart'ın külleri soğumamışken TRT muhabirlik sınavına girdik. İlk sınavlardan sonra Ankara"da kursa katıldık. Esin hanım daha kurs devam ederken bizi gözüne kestirmiş (Ben, Orhan Baykal  ve Ateş Gürman) Haber Dairesinin tek adamı Doğan Kasaroğlu' na bütün ciddiyetiyle "-  Doğan bu üç genç benim" demiş. Diğer arkadaşlar kurayla çeşitli radyolara dağılırken biz Ankara'da kaldık. Türkiye'nin Sesi Radyosu yıllarımız böyle başladı. Tam bir entelektüel,iyi gazeteci, çevirmen, dobra bir kadındı. Recaizade Ekrem' in torunu. TRT 'nin Taş devri yıllarında (Yalçıntaş ve Karataş dönemi) görevden alındı, yerine bir avukatı getirdiler. O zaman neredeyse ayda bir başkanlarımız değişiyordu. Hepsi tüy dikti . Ama Esin hanım ve arkadaşları unutulmadı. Gidenlere nur yağsın..




14 Kasım 2025 Cuma


 

KAFDAĞININ ARDINDAN
BİR BEY OĞLU...
Kafkasyalı iyi eğitimli bir ailenin oğlu İbrahim bey.,Varlıklı bir aileden geliyor. Çarlık zamanında Kafkasya'ya sürgüne gönderilen sanatçıları izlemiştir. Üniversiteyi Türklere tanınan kontenjan az olmasına rağmen Petersburg' da bitiriyor. Zaman  20.yüzyılın başları. Rus yasama organının  alt kanadı Duma'da müslümanların temsilcisidir. Kafkasya' ya dönüşünde yerel yönetimlerde görev alır. Çarlığa muhaliftir, bolşeviklerle de yıldızı barışmaz . SSCB' nin hakimiyeti tam sağlamasından sonra ailesini alıp önce Paris'e gider. O sırada Türkiye' de işgalciler kovulmuş,yeni bir ülke inşasına başlanmıştır. İbrahim Bey gibi mühendislere ihtiyaç vardır. İbrahim bey vatanın demir ağlarla örüldüğü Türkiye ' de adım adım döşenen demir yollarına emek verecektir. İkinci Dünya savaşı gelip çatar. Almanya SSCB'ye savaş açınca Kafkasya için  umutlanır. Çocuklarının eğitimi önemlidir. Kızlarını ve oğlunu iyi okullarda okutur. Oğlu TİP'te görev alır.
Kitap çok akıcı, kolay okunuyor. Ben kitabın yazarı arkadaşımız, İbrahim Bey' in torunu Mina Tansel 'in emeğine bravo dedim. SSCB'deki arşivleri, Azerbaycan ve Dağıstan 'daki belgeleri bir bir toplamış, dedesini ve ailesini tanıyanlarla gorüşmüş,uzak akrabalarını bulmuş. Sabrın ve emeğin için kocaman bir aferin Minacığım. 

Birgül Ergev

TALİHSİZ ANJEL HALA


Edirne 1.Balkan Savaşı sırasında Bulgarlar tarafından işgal edilir1912-13 . Kısa süren muhasara ve işgal sırasında kentteki yıkım büyük olur. 10 binden fazla Türk askeri ölür. Şehirden kaçamayanlar açlıkla karşı karşıya kalır. İşte bu muhasara sırasında Edirne'de yaşayan öğretmen Angele (Anjel) Gueron  oluşturduğu bir kadın grubuyla askerler için malzeme ve giysi diker. Yaşadıkları zorlu günleri de yazar. Günlüğü okurken top seslerini duyar gibi oluyor, o acıları anlıyorsunuz. Anjel Gueron,günlüklerini savaştan sonra okulunun bağlı olduğu Fransa'daki merkeze yollar. Günlük yıllar sonra Fransızca olarak basılır. Ünlü karikatürist  İzel Rozental uzaktan akrabası olan bu öğretmenin günlüğünü Türkçe'ye çevirirken ilginç bir yol denemiş. Adeta resimli kitap yapmış. Kitabı oluştururken Edirne'yi de adım adım gezip o günlerin izlerini aramış.

 

6 Kasım 2025 Perşembe

İHTİYAR ve anlamları..

 İ𝗵𝘁𝗶𝘆𝗮𝗿 var  

İ𝗵𝘁𝗶𝘆𝗮𝗿 var 

İ𝗵𝘁𝗶𝘆𝗮𝗿 var..

Bir sözcüğün birden çok anlamı olabilir. Bazen o birden çok anlamı tek anlam sanırız, başka bir anlamda kullanılmış olabileceğini düşünmeyiz .

Arapçadan gelen  اختيار. i𝗵𝘁𝗶𝘆𝗮𝗿 sözcüğünün en bildiğimiz anlamı seçkin, yaşlı, yaşlanmış ( Üstüme hiç alınmıyorum 😅) 

İkinci anlamı -o anlama geldiğini genellikle  bilmediğimiz-anlamı : Seçim. Evet seçim, seçme. Yoksa siz 𝗸öy 𝗶𝗵𝘁𝗶𝘆𝗮𝗿 𝗵𝗲𝘆𝗲𝘁𝗶'nin anlamını başka mı biliyordunuz? 😄 Köy seçim kurulu , seçilmiş ve doğal üyelerden oluşur, köyün ya da mahallenin sorunlarıyla ilgilenir.

Üçüncü anlamı; özgür irade, seçme yeteneği.

𝗚𝗮𝘆𝗿𝗶 𝗶𝗵𝘁𝗶𝘆𝗮𝗿𝗶 ( istem dışı, istemsiz ) tamlamasında bu anlamı görüyoruz.

İstanbullu arkadaşlarımdan duydum. Eskiden tramvaylarda -ihtiyarî durak- varmış. Mecburi olmayıp gerektiğinde durulan durağa verilen admış .

İhtiyar kelimesinin yalın halde  𝗶𝗿𝗮𝗱𝗲 anlamında kullanımına bir örnek de  çoooook eskilerden gelsin. Hem de bir padişahtan ...

"Sakiya mey sun ki bir gün lalezâr elden gider

İrişür fasl-ı hazan bağ ü bahar elden gider

Her nice zühd ü salâha mâil olur hatırım

Gördüğümce ol nigarı 𝗶𝗵𝘁𝗶𝘆𝗮𝗿 elden gider" 

Avni

----------

Saki şarap ver bir gün lalezar elden gider.

Hazan mevsimi gelir bağ bahçe elden gider.

Gönlüm ne kadar  kurtuluşa meyletse de.

O sevgiliyi görünce 𝗶𝗿𝗮𝗱𝗲  elden gider.

****

Avni kim?  Bildiğiniz Fatih Sultan Mehmet.

Atalarımızda ne cevherler varmış, bugünü düşününce aklımız elden gider.🤨😅


Birgül Ergev

Kayyum mu ? Kayyım mı?

 



𝗞𝗮𝘆𝘆𝘂𝗺  mu? Kayyım mı? Kayyim mi?
Tartışmaları gene başladı. Kelime nereden gelmiş bize, Arapçadan. Eee o zaman Arapça ya da Osmanlıca SÖZLÜKLERE  bakılacak. قيوم Kayyum kelimesinin birkaç anlamı var. Bizde en çok kullanılan anlamı  bir mahkeme ya da yetkililer tarafından bir göreve geçici olarak atanan kişi. İslamiyette Tanrı'nın ezelden ebede var olduğunu anlatan sıfat. En az kullanılan ve eskimiş anlamı, cami bekçisi. Bu anlamda aynı kökten gelen kayyım veya kayyim söylenişleri olsa da artık hiç kullanılmıyor.
Kayyum kelimesinin Arapça yazılışında bariz bir و vav harfi var ki o da bu kelimede tartışmasız bir (u) sesinin olduğunu gösteriyor. Kelime halk ağzında değişip farklı söylenir olmuş ama aslı ve dahi doğrusu 𝗸𝗮𝘆𝘆𝘂𝗺 . Türkçede bundan türeyen bir kelimemiz daha  var : Kayyumluk..
Kayyum aslında yaygın kullanımıyla  sevimsiz bir kelime. Allah kimseyi kayyum etmeye !!!!

Birgül Ergev