22 Temmuz 2026 Çarşamba
Eli Wallach, İyi Kötü Çirkin
Eli Herschel Wallach 1914 yılında New York'ta Polonya göçmeni bir ailenin çocuğu olarak doğar. Hep hınzır bir tavrı vardır. Sinemaya giden kariyeri Actors Studio'dan geçer. Neredeyse birlikte oynamadığı ünlü oyuncu yoktur. Akıllarda en çok kalan rolü ise İyi Kötü Çirkin'deki Çirkin Tuco'dur. Sevimli, üçkağıtçı, paragöz ama gene de duygusal Tuco'yu unutmak mümkün mü? 99 yıllık ömründe 170'den fazla fimde oynamış. Geçen gün Netflix'te Tatil fimini izledim. Filmin başrollerinde Kate Winstlet, Cameron Diaz, Jude Law var.var. Eli Wallach bu filmi çevirdiğinde 91 yaşındaymış. Ama o küçücük yan rolde o kadar güzel oynuyordu ki hayran oldum. Dün de dönüp biraz da onun hatırına İyi Kötü Çirkin'i bir kez daha doya doya izledim. Filmi internette ararken bir de belgesele rastladım. Sergio Leone'nin bu unutulmaz filminin çekim öyküsü ve dahası var. Dahası ünlü grup Metallica. Dahası sürpriz. Sinema seviyorsanız kaçırmayın. Belgeselin adı Sad Hill Mezarlığı.
Belgeselde birisi diyordu ki "Benim için sinemaya gitmek kiliseye gitmek gibidir, ibadettir." Allaha şükür kiliseyle falan işim olmaz(!) ama sinemaya gitmek, film izlemek benim için de ciddi bir iştir. 10 yaşımdan beri böyledir. Hadi sinemaya gidelim deyip sinemaya gitmem. Hadi falanca filme gidelim denirse düşünürüm. O filmi biliyor muyum? Konusu ne?Kim oynuyor? Aşağı yukarı bir bilgim var mı? Sinemaya gitmek için arkadaş aramam, öneririm, gelen gelir. Gelmezse yalnız kovboy! Hedef sinema. Eskiden filmlerle ilgili bilgi almak daha zordu. Filmin afişini incelerdim.Gazetede tanıtım yazılarını okurdum. Şimdi daha kolay. Öğrenmek de izlemek de.
İlkokul çağlarında Ula'da Melek Hanım sineması vardı. Onun kapalı kısmına pek gitmedim ama yazlık kısmında ilk sinema keyfini tatmıştım. Melek Hanım zengin bir ailenin kızıydı. O zamanlar 60 yaşlarında falandı. Nedense sinema işletmeciliğine girmişti. Yaz geceleri seyirciler tahta iskemlelere oturur, tam ışıklar kapanırken bir görevli kallavi bir koltukla gelir en öne koyardı. Melek hanım salınarak gelir başında beyaz tülbentiyle koltuğuna kurulurdu ve film başlardı. Muğla'da ise Zeybek sineması vardı. Öğrenciler yalnızca haftasonu gündüz seanslarına girebilirdi. Her cuma ben sinemanın önünde afiş incelemesinde olurdum.Fakültede inek öğrencilik yıllarımda Şehzadebaşı, Çemberlitaş, Fatih, Beyoğlu sinemalarına adeta aboneydim . İyi ki sinema var...
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Siz ne dersiniz?
Anonim seçeneğini deneyin...