Hoş geldiniz!

Benim derdim ne?

Muradım orada burada gördüklerimi, gözüme çarpanları ,gözüme batanları,gözden kaçanları, gözüme girenleri, özellikle basındaki Türkçe yazım ve söyleyiş detaylarını,habercilik hatalarını,sevaplarını yazıvermek...

Kimseyi kırmak,aşağılamak yok...

Eleştirilerin zekice ve efendice yapılanları kabulüm..

Saygılar...








3 Ocak 2026 Cumartesi

Hakan Günday. Zamir


 ZAMİR

Bu Hakan Günday"dan okuduğum üçüncü kitap. "Daha"  romanının ise  filmini izledim ve çok beğendim. Zamir bir kitap  ismi olarak çok güzel, çok dikkat çekici. Öykü,  Türkiye-Suriye sınırında başlıyor, Almancı Türklere, insan kaçakçılarına, Afrika'da Boko Haram örgütüne,Moğolistan'a, New York'a,  elbette Filistin'e, Bosna'ya Cenevre'ye Brüksel'e uğruyor. Biraz fazla ayrıntı var romanda. Zamir  uluslararası Birinci Dünya Barışı Vakfı'nın bir çalışanı. Barış örgütü ama?

Kitap tam da yaşadığımız günler gibi umutsuz ve bulanık. Yer yer çok iyi saptamalar var ;

"Bir savaşta sivillere karşı düzenlenmiş hangi saldırının yargı konusu olacağı, savaş sonunda mahkemeyi kimin kurduğuna bağlıydı"

Veya

"Politik bir aktivistin yeri dönüştürmek istediği ülkedir .Gidin mücadelenizi Türkiye'de verin"

Ya da

"Bu defa basit ırkçılıktan çok daha tehlikeli bir hareket yükselmişti. Kendini asla ırkçı olarak görmeyen bir çoğunluk"

Kitabı okurken içim daha da karardı.Dışarda da kitapta da aynı umutsuz hava. Son olarak kitabın dilini beğendim. Ama keşke 

"Hatta bir savaş esiri gibi herkesin gözü önünde vahşice infaz edilmesi kadar olağan.." diye yazmasaydı. En azından  Hakan Günday infaz kelimesinin tek başına "öldürme"anlamına gelmeyeceğine dikkat etseydi. Hep yazdım, infaz bir cezanın uygulanmasıdır.

İyi ki kitap var. İyi okumalar


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Siz ne dersiniz?
Anonim seçeneğini deneyin...